Dr. Rath Health Foundation

Dr. Rath Health Foundation

Responsibility for a healthy world Dr. Rath Research Institute 100+ Studies Published In PubMed

Hastaliga Dayali Ilaç Endüstrisi ve Yakin Zamanli Irak Savasi ile Baglantili Olarak Islenen Soykirim ve Insanliga Karsi Diger Suçlarla Ilgili Sikayet

ULUSLARARASI SUÇLAR MAHKEMESININ SANIKLARI YARGILAMA HAKKI

Saniklar, bilerek ve isteyerek ve eylemlerinin sonuçlarinin farkinda olarak, yukarida belirtilen suçlari islemistir.

Burada ortaya konan suçlar tüm insanliga karsi islenmistir. Hague’deki Uluslararasi SuçIar Mahkemesi (ICC), bu acil durumlari ele alan uluslararasi hukukun geçerli oldugu bir mahkemedir.

Daha da ötesi, ICC, Ikinci Dünya Savasi ve Nuremberg Mahkemesinden sonra – bir dünya savasi gibi - yeni bir trajedinin önlenmesi hedefiyle kurulmustur.

1. Iktidar sahiplerinin yargilanabilirligi

Saniklar, Uluslararasi Suçlar Mahkemesi tarafindan mahkum edilebilir ve cezalandirilabilir.
Tüzük, resmi konumundan bagimsiz olarak herkese esit olarak uygulanir. Devlet veya Hükümet Baskani, Hükümet veya parlamento üyesi, seçilmis bir temsilci veya bürokrat gibi resmi bir konuma sahip olmak ICC Tüzügü çerçevesinde cezai sorumluluktan muaf olmaya veya ceza indirimine tabi olmaya yol açmaz (Tüzügün 27 Maddesinin 1. Paragrafi).

Ulusal veya uluslararasi hukukta yer alan, bir kisinin resmi konumuna bagli olan bagisiklik veya özel kurallar, Mahkemenin yargilama yetkisini o kisiye uygulamasina engel degildir (Tüzügün 27 Maddesinin 2. Paragrafi).

2. Cezai yükümlülükten muafiyet

Saniklarin hiçbiri, Tüzügün 31. Maddesinde belirlenen cezai yükümlülük muafiyetinden yararlanamaz.

Saniklar, eylemlerinin yasa disi oldugunun bilincindedir. Bu yüzden tersine bir iddia bos ve geçersizdir.

Saniklarin, diger uluslarla fikir ‘koalisyonu’ olusturarak isledikleri suçlari hakli göstermeye çalismalari ayni sekilde bos ve geçersizdir.

3. Amerikan hükümeti ve vatandaslarina ceza uygulama yetkisi

Saniklardan Amerika vatandasi olanlar, A.B.D’nin dünya çapindaki 90 ülkenin (yani Birlesmis Milletler üyelerinin yaklasik yarisinin) tersine Roma Tüzügüne imza koymamis olmasina dayanarak, Uluslararasi Suçlar Mahkemesinde yargilanma bagisikligina sahip olduklarini iddia edemez.

Saniklar uzun süredir Uluslararasi Suçlar Mahkemesinin cezalandirma gücünden kaçma planlari gelistirmektedir. Ancak bu, saniklari Uluslararasi Suçlar Mahkemesinin yetki alaninin disina çikarmaz çünkü ICC’de ele alinacak eylemlerdeki suç unsurlari Tüzük sartlarina göre cezai yükümlülük olusturmaktadir.

Belirli bir Üye Devlete mensup olmaniz önemli degildir, çünkü Uluslararasi Suçlar Mahkemesinin yetki alanina Devletler degil insanlar girmektedir, ve cezalandirma için bireysel sorumluluk ve yükümlülük geçerlidir (Tüzügün 25. Maddesinin 1. ve 2. paragraflari).
ICC Tüzügü, A.B.D yönetiminin küçük uluslari ikili ‘bagisiklik anlasmalari’na zorlama çabalarini geçersiz kilmaktadir.

Ayrica, BM Güvenlik Konseyi, Amerikan hükümetinin ve dolayisiyla saniklarin çogunlugunun, Uluslararasi Suçlar Mahkemesinin kendileri ile ilgili eyleme geçip geçemeyecegine kendilerinin karar veremeyecegini hükme baglamistir.

Bu karar hakli bir nedenle alinmistir: Nuremberg Durusmalarinda suçlanan kisilerin yargilanip yargilanmayacaklarina kendilerinin karar vermesi durumunda olacaklari hayal etmek bile zordur.

Bu nedenlerle, saniklar, Amerika Birlesik Devletleri vatandasi olsalar bile, Uluslararasi Suçlar Mahkemesinin ceza uygulama yetkisine tabidirler.

NIHAI BASVURU