Dr. Rath Health Foundation

Dr. Rath Health Foundation

Responsibility for a healthy world Dr. Rath Research Institute 100+ Studies Published In PubMed

Hastaliga Dayali Ilaç Endüstrisi ve Yakin Zamanli Irak Savasi ile Baglantili Olarak Islenen Soykirim ve Insanliga Karsi Diger Suçlarla Ilgili Sikayet

ISLENEN SUÇLARLA ILGILI DELILLER

Bu sikayette yöneltilen suçlamalarla ilgili deliller, iki ana suç alani ile baglantilidir:

  • Hastaliga dayali ilaç endüstrisi ile baglantili olarak islenen, soykirim ve insanliga karsi diger suçlarin delilleri.
  • Irak savasi ve bir dünya savasina dogru uluslararasi gerilimin tirmandirilmasi ile baglantili olarak islenen, savas ve saldirganlik suçlari ve insanliga karsi diger suçlarin delilleri.

1. HASTALIGA DAYALI ILAÇ ENDÜSTRISI ILE BAGLANTILI OLARAK ISLENEN, SOYKIRIM VE INSANLIGA KARSI DIGER SUÇLARIN DELILLERI.

Saniklarin, kasten, hastaliklarin sürmesini ve yayilmasini, yeni hastaliklarin ortaya çikmasini ve bir hastalik için tescil edilen bir ilacin kullaniminin mümkün oldugu kadar çok sayida hastaliga yayginlastirilmasini sagladiklarini ispatlayan deliller sunulmustur.

Bu hedeflere ulasmak için, saniklar, ekonomik büyüklük açisindan insanlik tarihinde benzeri olmayan, global çapta bir sahtekarlik projesini tasarlamis, uygulamaya koymus, yürütmüs ve organize etmistir.

1.1. Hastaligin Kasitli Yayilmasi

Günümüzün en yaygin hastaliklarinin etkin bir sekilde önlenmesi, büyük ölçüde yok edilmesi ve bu sayede milyonlarca insanin hayatinin kurtarilmasi mümkünken, saniklarin kasten bu hastaliklarin sürmesini ve yayginlasmasini sagladiklarini ispatlayan deliller asagida sunulmustur.

1.1.1. Koroner kalp hastaligi

Koroner atardamar hastaligi ve kalp krizlerinin ana nedeni, -iskorbütte oldugu gibi- vitamin ve diger gerekli besinlerin uzun süreli yetersiz alimina bagli olarak gelisen, atardamar duvarinin zayiflamasi ve islevini yerine getirememesidir.

Tezat olarak, kalp damar hastaliklarinin önlenmesi ve tedavisine yönelik farmasötik (ilaca dayali) yaklasimlar, bu gerçegi göz ardi etmekte ve kandaki kolesterol seviyesinin düsürülmesi gibi, semptomlarin tedavisine odaklanmaktadir.

Bilinçli olarak ilgili hastaligi tedavi etmekten uzak olmasi saglanan bu ilaçlarin yikici yan etkileri yeni hastaliklara yol açmaktadir. Saniklarin kasten isledigi bu suçlarin sonucu olarak her yil tüm dünyada kalp damar hastaliklarindan ölenlerin sayisi 12 milyondan fazladir.

1.1.2. Yüksek Tansiyon

Yüksek tansiyonun ana nedeni, atardamar kas hücrelerinde gerekli besinlerin yetersizligi sonucu atardamar duvarinda artan gerilme ve dolayisiyla atardamar çapinin küçülmesi ve kan basincinin artmasidir. Patentsiz mikro besinlerin, özellikle amino asit arjinin ve magnezyumun faydalarini belgeleyen çok sayida klinik çalismasi mevcuttur. Bu besinler, milyonlarca damar kas hücresindeki eksikligi tamamlayarak, kan damari duvarlarinin gevsemesini ve kan damari çapinin artmasini saglar ve yüksek kan basincinin normal degerlere inmesine yardimci olur.
Yüksek tansiyonun tedavisi için satilan ilaçlar semptomlarin tedavisine odaklanmaktadir.

Örnegin, beta blokerler kalp atis hizini düsürür ve diüretikler kan hacmini düsürür. Bu ilaçlar, bilinçli olarak, yüksek tansiyonun ana nedeni olan, kan damari duvarlarinin ‘spazmlari’ni düzeltmek üzere tasarlanmamistir. Böylece, hastaligi tedavi etmeyen bu ilaçlar, birçok yeni hastaliga ve böylece yeni ilaç pazarlarinin olusmasina neden olan, uzun vadede yikici yan etkilere sahiptir.

Dünya çapinda, yüz milyonlarca yüksek tansiyon hastasi, saniklarin bu eylemleri sonucunda tedaviden mahrum kalmakta ve ölümlerin sayisi gün geçtikçe artmaktadir.

1.1.3. Kalp Yetmezligi

Kalp yetmezliginin ana nedeni, milyonlarca kalp kas hücresinde, hücresel biyokatalizörlerin, belirli vitaminlerin, minerallerin, karnitinin, koenzim Q10’un ve diger biyoenerji tasiyicilarinin eksikligidir. Bunun sonucunda, kalp, pompalama fonksiyonunu tam olarak yerine getiremez ve vücutta su birikir.

Tezat olarak, kalp yetmezliginin tedavisine yönelik farmasötik (ilaca dayanan) yaklasimlar, bu gerçegi göz ardi etmekte ve semptomlara odaklanmaktadir. Kalp yetmezliginin tedavisi için satilan diüretikler, sadece vücutta biriken suyu ortadan kaldirmakla kalmaz, vitaminler, mineraller ve diger suda çözünen biyoenerji tasiyicilarinin da vücuttan atilmasina yol açar. Böylece, kalp yetmezligi için satilan ilaçlar, gerçekte hastaligi kötülestirir ve diüretik ilaç tedavisine baslandiktan sonra kalp yetmezligi hastalarinin hayat sürelerinin kisa olmasindan sorumludur.

Hastaligi tedavi etmeyen bu ilaçlar, gerekli besinlerin vücuttan atilmasina neden olur ve böylece hastaliga neden olan durumun kötülesmesine yol açar. Saniklarin eylemlerinin direkt sonucu olarak, dünya çapinda yüz milyondan fazla kalp yetmezligi hastasi tedaviden mahrum kalmakta ve erken ölmektedir.

1.1.4. . Düzensiz kalp atisi

Düzensiz kalp atisinin ana nedeni, milyonlarca elektriksel kalp kasi hücresinde mikro besinler, vitaminler, mineraller, ubikinon ve diger biyoenerji tasiyicilarinin eksikligidir. Bu da, normal kalp atisi için gerekli olan elektrik sinyallerinin üretimi veya iletiminin yetersiz olmasina yol açar. Yakin zamanli, etkisiz ilaç kontrollü bir çalisma, mikro besinlerin tedavi amaçli kullaniminin düzensiz kalp atisina yol açan saglik durumunu düzeltmek için etkin, güvenli ve ucuz bir yol oldugunu açik bir sekilde belgelemistir.

Tezat olarak, düzensiz kalp atisinin tedavisine yönelik farmasötik (ilaca dayanan) yaklasimlar, bu gerçegi göz ardi etmekte ve semptomlara odaklanmaktadir. Aritmi tedavisi için satilan anti-aritmi ilaçlari, çogu zaman düzensiz kalp atisini daha kötülestirir, kalp durmasina ve hastalarin erken ölümüne neden olur.

On yil önce, yazar Thomas Moore “Ölümcül Ilaç” adli kitabinda yeni bir anti aritmi ilaç sinifinin, sadece ABD’de Vietnam Savasindaki Amerikan kayiplarindan daha fazla ölüme yol açtigini belgelemektedir. Saniklarin eylemlerinin direkt sonucu olarak, dünya çapinda yüz milyondan fazla düzensiz kalp atisi hastasi tedaviden mahrum kalmakta ve ölü sayisi her gün artmaktadir.

1.1.5. Kanser

Yakin zamana kadar kanser bir ölüm hükmü olarak görülüyordu. Dogal saglik ve hücresel tip alanindaki yakin zamanli gelismeler bu durumu tamamen degistirdi. Bu hastalik için de, patentsiz tedavilerle ilgili tibbi arastirmalarin, kanser salgininin en karli pazarlari olarak sürmesine yol açan etkisiz ilaçlar lehine göz ardi edilmis ve devre disi birakilmis oldugu asikardir. Saniklarin kanser salgini ile baglantili olarak isledikleri suçlarin ciddiyeti nedeniyle, bu konu burada daha detayli olarak ele alinmistir.

Tüm kanserlerin ayni mekanizmayla, kolajen sindiren enzimleri (kolajenazlar, metaloproteinazlar) kullanarak yayildigi bilimsel bir gerçektir. Dogal amino asit lisinin – özellikle diger patentsiz mikro besinlerle birlikte – tedavi amaçli kullanimi, bu enzimleri bloke edebilir ve böylece kanser hücrelerinin yayilmasini engelleyebilir. Gögüs kanseri, prostat kanseri, akciger kanseri, deri kanseri, fibro blastoma, sinovya kanseri ve diger kanserler dahil, simdiye kadar üzerinde çalisilan tüm kanser tipleri, bu tedavi yöntemine cevap vermistir.
Tiptaki bu ilerlemenin daha fazla incelenmemesi ve dünya çapinda kanser hastalarinin tedavisinde uygulanmamasinin nedeni bu maddelerin patentsiz olmasi ve bu yüzden düsük kar oranina sahip olmalaridir. Daha da önemlisi, herhangi bir hastaligin etkin tedavisi, sonuç olarak bu hastaligin yok olmasina ve trilyonlarca dolarlik ilaç pazarinin ortadan kalkmasina yol açacaktir.

Kanser hastalarina yönelik ilaç pazarlamasi, sahtekarlik ve kötü niyet içermektedir. Kanseri tedavi etme iddiasi ile, hastalara kemoterapi adi altinda hardal gazi dahil zehirli maddeler uygulanmaktadir. Bu zehirli maddelerin ayni zamanda milyonlarca saglikli hücreyi yok ettigi bilinen bir gerçektir.

Bu bilgi ile, asagidaki sonuçlarin ortaya çikmasi kasten saglanmistir: Ilk olarak, kanser global bir salgin olarak sürecektir ve trilyonlarca dolarlik hastaliga dayali is sektörü için ekonomik temel olusturacaktir. Ikinci olarak, kemoterapi çerçevesinde zehirli maddelerin sistematik uygulamasi, bu maddeleri alan kanser hastalarinda yeni hastaliklar salginina yol açmaktadir.
Bu stratejinin sonucu olarak, bu ilaçlarin tehlikeli yan etkilerini – enfeksiyonlar, enflamasyon, kanama, organ yetmezligi - tedavi eden ilaçlarin pazari kemoterapi ilaçlarininkinden daha büyüktür. Böylece, saniklar yüz milyonlarca kanser hastasinin aleyhine organize aldatma projelerini tek bir amaçla uygulamistir: zenginliklerini artirma.

The pharmaceutical drug marketing for cancer patients has been particularly fraudulent and malicious. Under the pretence of treating cancer using the cover-term ‘chemo-therapy’ toxic substances, including derivatives of mustard gas, are applied to patients. The fact that these toxic agents also destroy millions of healthy cells in the body is deliberately factored in.

1.1.6. AIDS ve diger Bulasici Hastaliklar

Benzer bir kasitli aldatma projesi, insanlik tarihindeki en ölümcül salginlardan biri olan AIDS’in tedavisine de uygulanmistir. 10 yil önce yapilan bilimsel çalismalar C vitaminin HIV virüsünün çogalmasini %99’dan fazla bir oranda yavaslattigini göstermistir. Saniklar bu gerçegi on yildan fazla bir süredir bilmektedir.

Saniklar, bu güvenli ve ucuz patentsiz tedaviyi görmezden gelerek ve devre disi birakarak, AIDS’e karsi, agir yan etkileri olan ve – fahis patent ücretleri nedeniyle – bu gezegendeki insanlarin çogunlugu için ulasilmasi mümkün olmayan patentli ilaçlar gelistirmistir. Bu is projesini uygulayan saniklar, Afrika, Güney Amerika, Asya ve dünyanin diger tüm bölgelerindeki yüz milyonlarca insanin hayatini tehlikeye atmaktan ve ölümüne yol açmaktan suçludur.

Benzer sekilde, bulasici hastaliklara karsi bagisiklik sistemini güçlendirmenin en etkili yolunun B6, B12 vitaminleri, Folik Asit ve diger gerekli besinlerin optimum alimi oldugu bilgisini gözardi etmislerdir. Bu hücre metabolizmasi biyokatalizörlerinin, herhangi bir enfeksiyona karsi vücudun en önemli silahi olan lökositlerin üretimini artirdigi bilimsel bir gerçektir. Ilaç endüstrisi bu bilgiyi, özellikle gelismekte olan ülkelerdeki yüz milyonlarca çocuk ve yetiskinden saklayarak, dünyanin bu bölgelerindeki insanlarin hayatini bilerek tehlikeye atmaktadir. Saniklarin hepsi, dünyanin bu bölgelerindeki insanlarin çok azinin ekonomik gücünün bu ilaç tedavilerine yetecegini ve sonuçta çogunun ölecegini bilmektedir.

Bulasici hastaliklari önleme ve bunlarla mücadele etmeye yönelik dogal patentsiz alternatifler ile ilgili hayat kurtaran bilgiyi saklamak, sadece milyonlarca insanin ölümüne yol açmakla kalmayip ayni zamanda birçok gelismekte olan ülkenin ekonomisini tahrip etmektedir. Bu durumun direkt bir sonucu olarak, dünya ekonomisindeki mevcut dengesizlik daha da kötülesmektedir. Bu ülkeler, kaybetmeye mahkum olduklari bir ihtilafin ortasina kasten yerlestirilmistir.

1.1.7. Diger hastaliklar

Benzer sekilde, diger dejeneratif, enflamatuar, bulasici hastaliklar ve günümüzün diger yaygin hastaliklari saglik sorunlari olarak varligini sürdürmektedir çünkü saniklar bunlari ‘hastaliga dayali isleri’ için pazar olarak tanimlamakta ve korumaktadir.

1.2. SANIKLARIN PAZARLAMA PROJELERI ILE ILGILI DELILLER

1.2.1 Ilaç Pazarlarini Genisletmek Amaciyla Hastaliklari Yayma ve Hastalarda Yeni Hastaliklara Neden Olma

Pazarlarini genisletmek amaciyla, asagidaki ilaç gruplari, bilinen yikici yan etkilerine ragmen, saniklar tarafindan üretilmekte ve pazarlanmaktadir. Suç teskil eder bir sekilde, saniklar, varolan hastaliklarla mücadele etme bahanesiyle yeni hastaliklarin ortaya çikmasina kasten neden olmaktadir. Bu ilaçlarin yan etkilerinin neden oldugu yeni hastaliklarin yillarca sonra ortaya çikmasi bu aldatma projesi için ek bir gizlenme yoludur:

Kolesterol düsürücü ilaçlar, özellikle statinler ve fibratlar, kalp damar hastaliklarini önleme iddiasi ile büyük miktarlarda pazarlanmaktadir. Bu ilaçlarin, su anda dünya üzerindeki milyonlarca hastaya uygulanmakta olan dozlarda, kanseri tetikledigi bilinmektedir.
Kemoterapi ilaçlari kanser, tedavi etme iddiasi ile pazarlanmaktadir. Gerçekte, en yaygin rastlanani, yeni kanserlere yol açmak olan, bir dizi agir yan etkiye yol açmaktadir. Kemoterapi ile ilgili pazarlama projesinin yürümesinin tek nedeni saniklarin kanseri bir ölüm hükmü olarak göstermeleridir – ve kemoterapi uygulanan bir hastanin birkaç ay yasamasi bile saniklar tarafindan basari olarak pazarlanmaktadir.

Aspirin, kalp krizlerini ve felç ataklarini önledigine dair gerçek disi iddialarla büyük miktarlarda pazarlanmaktadir, öte yandan bu ilacin uzun süreli kullaniminin, mide ülserleri ve gastrointestinal kanamaya yol açmak yaninda, kolajeni yok ettigi ve kalp krizi ve felç atagi riskini yavas yavas artirdigi bilinmektedir.

Anti-enflamatuar ilaçlar, (örnegin artritiste) aciyi ve enflamasyonu tedavi etmek için kullanilir. Ancak, bu ilaçlarin çogu, (örnegin eklemlerde) bag dokusunu tahrip etmektedir. Uzun süreli kullanildiginda bu ilaçlar, saglik sorunlarini iyilestirmek yerine kötülestirmektedir.
Kalsiyum antagonistleri, yüksek tansiyonu tedavi ettigi ve kalp krizlerini önledigine dair gerçek disi iddialarla büyük miktarlarda pazarlanmaktadir, öte yandan uzun süreli kullanildiginda bu ilaçlarin kalp krizlerini, felç ataklarini ve diger hastaliklari artirdigi bilinmektedir.

Öströjen ve diger hormon ilaçlari, osteoporoz ve kalp hastaligini önledigine dair gerçek disi iddialarla büyük miktarlarda pazarlanmaktadir, öte yandan uzun süreli kullanildiginda bu ilaçlarin, kullanan kadinlarin %30’unda kansere neden oldugu bilinmektedir. Bu ilaçlarin neden oldugu kanser tipleri, gögüs ve uterus kanseri gibi hormonlara bagli kanserlerdir.

Sakinlestiriciler ve anti depresanlar. Saniklarin, pazarlarini sistematik olarak genisletme yöntemlerinden bir digeri de ilaç satislarini artirmak amaciyla kasten bagimlilik yaratmaktir.
Yaygin kullanilan diazepam (‘Valyum’) dahil birçok sakinlestirici ve anti depresanin bagimlilik ve aliskanlik yaptigi bilinmektedir. Bu bagimlilik yapici ilaçlarin global çapta satisini artirmak için, saniklar bu ilaçlari dogrudan kamuya yönelik tam sayfalik reklamlarla methetmektedir.

Diger ilaçlar. Patent alinabilirlik, ilaç yatirim endüstrisi için bir önkosul oldugundan, ilaçlar sentetik moleküllerdir ve bu yüzden insan vücudu için toksik etkiye sahiptir. Neredeyse tüm ilaçlar için ayni sahtekar is ilkesi geçerlidir – kisa vadede semptomlari giderirler, öte yandan tahribata yol açarak yeni hastaliklara neden olurlar ve yeni ilaç pazarlari yaratirlar

1.3. Ilaç pazarlarini yeni hastaliklara genisletme

Saniklarin isledigi suçlardan biri de, daha önce diger hastaliklar için tavsiye ettikleri ilaçlari yeni icat ettikleri saglik sorunlari için tavsiye ederek var olan ilaç pazarlarini genisletmektir. Birinci delil olarak asagidaki örnekler sunulmustur:

Bas agrisi haplari sözde kalp hastaligini da önlemektedir. Agri kesici bir hap olarak gelistirilen Aspirin simdi, kalp hastaliginin ve diger agir saglik sorunlarinin önlenmesi ve tedavisi için uzun süreli kullanilmak üzere saniklar tarafindan, saglikli bireylere dahi, tavsiye edilmektedir.

Antibiyotikler koroner kalp hastaligina sözde iyi gelmektedir. Saniklar, global antibiyotik pazarlarini genisletmek amaciyla, kalp krizleriyle ilgili sözde “bakteri teorisi”ni üretmis ve dünya çapinda yaymislardir. Klamidya ve diger bakterilerin gerçekten ateroskleroza veya kalp krizlerine neden olduguna dair herhangi bir klinik bulgu olmadan, saniklar, kalp krizini önledigi iddiasiyla, saglikli insanlarda dahi antibiyotiklerin genel kullanimini yayginlastirmaya çalismaktadir.

Bunlar, saniklarin ilaçlarinin kullanimini sistematik olarak diger hastaliklara yayginlastirma uygulamalarina dair birkaç örnektir. Gerçekte, bu pazarlama projesi istisna degil kuraldir. Bu kapsamda islenen suçlar, daha fazla arastirilmali ve bu konudaki bilgi eksikligi tamamlanmalidir.

1.4. SUÇ ISLEMEYI KOLAYLASTIRMAK ACIYLA, SISTEMATIK OLARAK TOPLUMUN ÇESITLI KESIMLERINE SIZMA FAALIYETI ILE BAGLANTILI SUÇLAR

Saniklar, ‘hastaliga dayali is’lerini yürütmek ve diger suçlari islemek üzere finansal ve diger sekillerde bagimlilik yaratmak için dünyadaki birçok ülkenin tip ve saglik sektörlerine sistematik ve bilinçli bir sekilde sizmislardir. Tibbi arastirmalar, bir hastaliga karsi en etkin, en güvenli ve en ucuz tedaviyi bulmak için degil, en büyük hastalik pazarlarini belirlemek ve bu pazarda ilaç üreticileri için en büyük kazanci elde etmek amaciyla yapilmaktadir. Saniklar, bu stratejinin bir parçasi olarak, geçtigimiz birkaç on yilda etkin, patentsiz dogal tedavilerle ilgili bilgileri tip fakültelerinin programlarindan sistematik olarak çikartmistir. Bu dogal tedavilerin hayat kurtarici faydalari ile ilgili çok az bilgiye sahip olan ya da hiç bilgiye sahip olmayan doktor nesilleri yetistirilmektedir. Ayni zamanda, tip fakültelerindeki tedavi egitimi, farmakoloji adli yeni üretilmis bölümler tarafindan üstlenilmistir. Böylece, onlarca yildir, doktorlar tip fakültelerinden ‘hastaliga dayali’ ilaç endüstrisinin egitimli satis gücü olarak ayrilmaktadir. Bu stratejiyi gizlemek için, patentli ilaçlar ‘bilimsel’ olarak nitelenmis ve hatta ‘etik ilaçlar’ olarak kutsanmistir, öte yandan patentsiz dogal tedaviler ‘bilimdisi’ nitelemesiyle karalanmistir.

Benzer sekilde, saniklar, sistematik ve bilinçli bir sekilde dünya medyasina sizarak, finansal ve diger sekillerde bagimlilik yaratmis, suç teskil eden uygulamalarini gizlemek için aldatici ve yanlis bilgi yaymis, ‘hastaliga dayali is’lerinin promosyonunu yapmis ve diger suçlari islemistir.

Saniklar, etkili ve güvenilir olmayan fakat yüksek kar getiren ilaçlarinin satisini artirmak amaciyla, çogu ülkenin hukuki ve siyasi sistemini bilinçli ve sistematik bir sekilde kötüye kullanarak yasalarin, yönetmeliklerin geçirilmesini ve diger önlemlerin alinmasini saglamistir. Saniklar siyasi etkilerini kötüye kullanarak, ‘saglik sigortasi’ ve diger kamusal ve özel saglik fonlari adi altinda kendilerine trilyonlarca dolar gelir kazandiracak yasalarin çikmasini saglamistir. Hastaliga dayali sahtekar islerinin promosyonunu yaparak, etkisiz ve zararli tedavileri için ödeme talep edip, dünya üzerindeki bireyler, sirketler ve hükümetlerden bu parayi almislardir. Böylece, saniklar, yüz milyonlarca insanin gereksiz yere aci çekmesine ve erken ölümüne yol açarak, ilaç endüstrisi için fahis miktarlardaki kazanci güvenceye almistir.

Saniklar, insanlik suçu niteligindeki suçlari islemek üzere, Avrupa Parlamentosu’na, Birlesmis Milletler Örgütleri, Dünya Saglik Örgütü (WHO), Gida ve Tarim Örgütü (FAO) dahil diger bölgesel ve uluslararasi kuruluslara ve diger ulusal ve uluslararasi siyasi kurumlara bilinçli ve sistematik bir sekilde sizmis ve bunlari kötüye kullanmistir.

1.5. ETKIN, PATENTSIZ SAGLIK ÖNLEMLERININ SISTEMATIK BIR SEKILDE ENGELLENMESI ILE BAGLANTILI SUÇLAR

Saniklar, hastaliga dayali yatirim endüstrilerini korumak amaciyla, dünyadaki insanlarin patentsiz dogal tedavilere erisimini engellemeye çalismistir. Bu hedefe ulasmak için, saniklar, birçok stratejik önlem uygulamistir:

1. Patentsiz dogal tedavilerle ilgili hayat kurtarici bilginin saklanmasi. Saniklar, insan vücudunun kendi C vitaminini (askorbik asit) üretmedigine dair temel saglik bilgisini milyonlarca insandan bilinçli ve sistematik bir sekilde saklamistir. Bu bilgiden mahrum olmalari nedeniyle neredeyse tüm insanlar C vitamini eksikligi çekmektedir ve kalp damar hastaliklari ve diger hastaliklara açik durumdadir. Benzer sekilde, saniklar, insan vücudunun dogal amino asit lisini üretmedigine dair temel saglik bilgisini milyonlarca insandan bilinçli ve sistematik bir sekilde saklamistir. Bu bilgiden mahrum olmalari nedeniyle neredeyse tüm insanlar lisin eksikligi çekmektedir ve kanser ve diger hastaliklara açik durumdadir. Böylece, saniklar bilinçli olarak yüz milyonlarca insanin daha da fazla aci çekmesine ve erken ölümüne neden olmaktadir.

2. Patentsiz dogal tedavilerin toplum önünde karalanmasi. Saniklar, patentli ilaçlari temel alan ‘hastaliga dayali is’lerini korumak ve genisletmek ve diger suçlari islemek amaciyla, patentsiz dogal tedavileri karalayan yanlis, aldatici ve yapay bilgileri yayarak, toplumu bilinçli ve sistematik bir sekilde aldatmislardir. Böylece, saniklar bilinçli olarak yüz milyonlarca insanin daha da fazla aci çekmesine ve erken ölümüne neden olmaktadir.

3. Patentsiz dogal tedavilerle ilgili saglik bilgisinin yayilmasinin yasa disi ilan edilmesi. Saniklar, patentsiz dogal tedavilerle ilgili önleyici ve iyilestirici bilginin yayilmasini yasa disi ilan edecek, ulusal ve uluslararasi yasalarin uygulamaya sokulmasi için siyasi nüfuzlarini kötüye kullanmistir. Ayni zamanda, bu yasalarla, bu dogal ve güvenli tedaviler için düsük ‘üst limitler’ belirlenerek, dogal tedavi maddeleri olarak kullanilmasinin engellenmesi hedeflenmistir. Suçlular, Birlesmis Milletler ‘Codex Alimentarius Komisyonu’nu kötüye kullanarak, Birlesmis Milletlerin tüm üye ülkelerinde – yani tüm dünyada- bu yasalarin uygulamaya konulmasi için çalismaktadir.

1.5.5. Hastaliga dayali ilaç endüstrisini korumak için barisçi çabalarin basarisizliga ugramasiyla, saniklar baska bir stratejiyi uygulamaya koymuslardir. Korumaci yasalarin global çapta ve acilen uygulamaya konmasini ve ‘hastaliga dayali endüstri’nin varligini sürdürmesini ve diger suçlari islemeye devam etmelerini mümkün kilacak psikolojik ve hukuki sartlarin olusturulmasi için bilinçli olarak uluslararasi kriz ortamini tirmandirmaktadir.

2. IRAK’A KARSI YÜRÜTÜLEN SALDIRGAN SAVAS ILE BAGLANTILI OLARAK ISLENEN SOYKIRIM, SAVAS SUÇLARI VE DIGER INSANLIK SUÇLARI ILE ILGILI DELILLER

Saniklar, saldirgan bir savas dahil uluslararasi krizi, kitle imha silahlarini içeren bir savasa dogru bilinçli olarak tirmandirma suçunu islemektedir.

Saniklar, 11 Eylül trajedisini uluslararasi bir kriz senaryosu olusturmak için kullanmis ve sonuç olarak saldirgan savaslarini hakli göstermek için kullanmistir.

Saniklar bir yandan bu trajedinin psikolojik etkisini en üst düzeye çikarmaya çalisirken, öte yandan 11 Eylül’ün gerçek olaylari ve arka plani ile ilgili resmi sorusturma yapilmasini engellemistir. Bir yildan fazla bir süre boyunca bagimsiz bir komisyon kurulmasini engelleyen Beyaz Saray’in kendisidir.

Böylece, bu trajedi ile ilgili gerçekler kamuoyuna tam olarak açiklanmamakla birlikte, 11 Eylül olaylari o günden bu yana uluslararasi kriz durumunu hakli göstermek için kullanilmistir.
11 Eylül’le ilgili ikna edici deliller ortaya koyamamakla birlikte, bu trajediyi Afganistan’i fethetmek için kullanmislardir. Afganistan’in askeri fethini, saniklar tarafindan maddi çikar için yagmalanmasi takip etmistir.

Benzer sekilde, saniklar bu bahaneyi bir sonraki ülkeyi, Irak’i fethetmek için kullanmistir. Saniklar, kitle imha silahlarinin yayilmasini önleme adi altinda, dünya toplumunu Irak’a karsi saldirgan bir savasa zorlamaya çalisiyordu.

BM Güvenlik Konseyinin büyük çogunlugu, BM üye devletlerinin ezici çogunlugu, dünya kamuoyunun bu savasa karsi olmasina ragmen, saniklar saldiriyi baslatmaktan geri durmadi.

Saniklar tarafindan, uluslararasi bir karar olmadan, planlanan, baslatilan ve yürütülen bu savas, saldirgan bir savas ve insanliga karsi islenmis bir suç niteligi tasimaktadir. Saniklar bu suç için adaletin önüne çikarilmazsa, insanligi yikimdan korumak üzere Ikinci Dünya Savasindan sonra olusturulan uluslararasi hukuk sistemi çökecektir.

Uluslararasi bir kararin yoklugunda, saniklarin isledigi suçu hakli göstermek için geriye kalan tek yol bir bahane üretmekti – bu da Irak’ta sözde kitle imha silahi aramakti. Bugün tüm dünya bunun da bir aldatmaca oldugunu bilmektedir.
Irak’a karsi yürüttükleri saldirgan savasta, on binlerce Irakli insan – asker ve sivil- öldürüldü. Uluslararasi bir karara dayanmayan bir savasta bu kadar ölüm olmasi, soykirim suçu olusturmaktadir.

Ayrica, saniklarin eylemleri nedeniyle, yüz binlerce masum insan –çogu çocuk- yaralanmis, sakat kalmis veya fiziksel veya ruhsal zarar görmüstür.
Daha da ötesi, saniklar, kendi zenginliklerini artirmak amaciyla kullanmak için petrol alanlarini ve Irak’in diger dogal kaynaklarini bilinçli ve sistematik bir sekilde ele geçirmislerdir. Saniklar, suçlarini örtmek için, petrol kaynaklarinin ele geçirilmesinin Irak halkinin çikarina ve yararina oldugu iddialarini yaymaktadir.

Irak’in isgali ve saldirgan bir savasta kaynaklarinin ele geçirilmesi ile, saniklar, yagma ve düsman mülkiyetini gasp etme suçlarini da islemistir.
Saniklar, sözde ‘anti-terör’ yasalari ile sivil haklarin daha da fazla sinirlandirilmasi amaciyla bu krizin tirmanmasini sistematik bir sekilde desteklemistir. Bu suçlari islerken, insanlarin gözünü boyamak için bu yasalara ‘Anavatan Güvenlik Yasasi’ veya ‘Vatanseverlik Yasasi’ gibi aldatici isimler verilerek sivil haklarin kaldirilmasina yönelik siyasi destek saglanmaya çalisilmistir.

Saniklar, bir yandan gerilimi sistematik bir sekilde tirmandirmayi organize ederken, öte yandan medyanin dikkatinin dagilmasindan yararlanarak ilaç kartelinin yararina korumaci yasalari uygulamaya koyma yolunda ilk adimlari atmistir. O günlerde, Amerikan Kongresinden habersiz olarak, Anavatan Güvenlik Yasasina, ilaç üreticilerine ürün tazminat davalarina karsi bagisiklik veren bir madde konuldu.

Bu metin, saniklar tarafindan islenen savas suçlari ve insanlik suçlarinin ve global ‘hastaliga dayali is’lerini güçlendirmek gibi daha büyük boyutlu suçlar islemek üzere bu savas suçlarini kullanma stratejilerinin bir özetidir.

Bu savas suçlari daha fazla arastirilarak, saniklari adalet önüne çikartmak için mevcut tüm kaynaklar kullanilmalidir. Bu, Birlesmis Milletler örgütleri ve BM silah denetçilerinden elde edilebilecek tüm bilgileri, Irakli ve uluslararasi kaynaklardan ve diger kaynaklardan gelecek savas suçlari ile ilgili belgeleri içerir.

Dünyadaki insanlar, bu sürecin bir parçasi olmak isteyeceklerdir ve adalet sürecini hizlandirmak için, bu savas suçlari ile ilgili belgelendirmeye katkida bulunacaklardir.

SANIKLAR